16.05.2013

Cumadan beri yağmur var, hava serinledi. Deniz işine ara verdik şimdilik. Bahçe ve çarşı pazar işleriyle vakit geçiriyoruz. Haftasonu dayısı da geldi, sonunda biraz samimiyeti arttırdılar:))

6.05.2013






Fotograflar denize ilk gittiğimiz günden.. "Acaba su soğukmudur bi bakalım kumla oynar döneriz.." diyerek giyinip başlayıp donla denize girerek bitirdik günü:))

3.05.2013



Bahçede kaydırak.! Çok sevindi, çok mutlu..Yorulunca salıncağa da yüz veriyor arada. Scooterı evin içine aldık şimdilik, pek beceremediği için çok keyif alamıyor ama azimli, her gün çalışıyor:)) Bir de scooterın kutusundaki resimleri inceleyip inceleyip gidip binmeye çalışıyor. Galiba resimdeki çocuklar nasıl kayıyor diye gözlemleyip uygulama peşinde..
Ben de bu sefer gördümki çocuk varsa bahçe şart, apartman dairesinde çocuk yetiştirmek tuhaf birşey.!

2.05.2013



Adayla yoğun bir ayı geride bırakıp baharda ilk defa Kıbrısa geldik. Hava alanında ve uçuşta beni hiç üzmedi. Tolga bizi bıraktıktan sonra pusetinde doğru kapımıza gittik, biraz etrafta dolandı sonra bana fotoğraflarını çekmem için poz verdi. Uçağa giderken bindiğimiz otobüs de çok hoşuna gitti, o zaman farkettim ki ilk defa otobüse binmiş pamuğum. Uşakta mecburen aldığımız koltuğa hiç oturmadı, bütün yolu kucağımda gitti. İnişe doğru inicem gezicem falan dediysede çok ısrar etmedi ve sorunsuz atlattık yolculuğu. 

25.04.2013





Kartal pazarında tanıştığımız bir aile "kenan bey binicilik klübünden" bahsetmişti, çoktandır aklımızdaydı keşfetmek. Bahçesi büyük değil ama tavukları-horozları, çimlere attıkları masaları ve pony ve midilli tipi atlarıyla Adanın çok hoşuna giden bir yer oldu. Veee ilk binişini yaptı minnoşum... 

23.04.2013


Çok ihmal etmişim yazmayı.. Koca bir ay neler oldu neler...
Ada bezi artık sadece akşamları kullanıyor. Öğlen uykularında arada bir kaza olsada, uykusu hafif olduğu için genelde tuvaleti geldiğinde uyanıyor.Geçenlerde dışarı çıkmadan evvel "kızım çişini yap dışarı çıkıcaz" dedim, bana "ben dışarda da yapabiliyoyum çişimi.!" dedi. Herşeyi ama herşeyi söylüyor, neredeyse hiç yanlış anlamlı yada tuhaf cümle kurmuyor. Her şey yerli yerinde anlamlı..Ama merdiven/tırmanmak halaa "dido" ekmek halaa "emek" ayakkabı da halaa "ayabak" :))
Bu aralar seslere karşı çok duyarlı, karşımızda da inşaat başladı. Makinalar çalıştıkça korkuyorum korkuyorum diye arka odalarda oturtuyor beni. Ama neyseki geçen ayki huysuzluğu yok. Çok daha iyi anlaşıyoruz, ve artık kendi kendine çok güzel vakit geçirmeye başladı. Hoşuna gitmeyen bir iş yapıyorsam odasına gidip kendi kendine oynuyor. 
Havalar hala bir kapalı bir açık, hava güzelse parka gidiyoruz. Hala en favori kaydırak :))