Füssen - Almanya / Ekim 2012
25.10.2012
18.10.2012
Almanya - Stuttgart
Ailecek ilk yurt dışı gezimiz Almanya.! 21 aylık prensesimizle bir hafta 4 şehir gezdik:) Çoğunlukla Ada'ya bağlı ama güzel bir tatil oldu. Tatile çıkmadan öncesinde çok yoğunduk ve hiç plan yapamadık neredeyse. Ama bu bize büyük ders oldu. Bir daha otel ve gezi rotası planlamadan adım atmam.!
Giderken havaalanında ve uçakta hiç sıkıntı çekmedik. Sanırım artık Ada da alıştı uçmaya. Uçak kalktıktan sonra bir ara kucaktan inmak istedi, sonrada tuvalette alt değiştirmek zorunda kalktık. Biraz orada korktu ve huysuzlandı.Onun dışında çok uslu ve uyumluydu. Yemek yedik, biraz camdan baktık ve müzik dinledik. Sonra inişe geçene kadar kucağımda uyudu minnoşum. Bizde Tolgayla mizik dinleyip şaraplarımızı yudumladı. Biletleri millerle almıştım, hiç yer yoktu o yüzden biraz fazla mil verip business class da uçtuk. Çocukla çok daha rahat ve konforlu oldu.
Stuttgartta kalacak yer rezervasyonu yapmamıştık. Havaalanındaki "turist information" a gittik ve oradaki bayan bize şehirle havalanı arasında bir otel önerdi. Şehirde festival var çok kalabalık ve dolu dedi. Karar veremedik o an, Tolganında sigara krizi tuttuğu için kapının önüne çıkıp internetten bakma teklifinde bulundu. Sonunda o da bulamadı biryer ve içeri girip informationdaki kadının önerdiği yeri tutalım dedik. Amaaa birde baktık ki kadın kepenkleri kapatmış gitmiş. Kaldık mı Stuttgartta sokakta.!
Tolga şehir merkezine gidelim orada biryer buluz dedi ve 1 saate yakın süren trenyolculuğundan sonra saat 7,30 gibi şehre vardık. Başladık dolaşmaya. Her yer dolu tabi, saat 9 u geçince paniklemeye ve yorulmaya başlamıştık, bu arada tolganın interneti de bitti. Hüseyin geldi benim aklıma, hemen onu aradık. Sağolsun bize internetten bir pansiyon buldu hemen gittik yerleştik.
Bu arada buralarda resepsiyon 21,30 - 22,00 de kapanıyor. resmen kapıyı kitleyip gidiyorlar. (Gelir seviyesi yüksek olunca bizdeki gibi sabaha kadar müşteri beklemeye gerek duymuyolar demekki.!) Neyseki o saati geçirmemişiz.! Oda anahtarıyle birlikte birde dış kapı anahtarı veriyorlar ve giriş çıkışı öyle yapıyorsunuz. Pansiyonumuz şehirmerkezine çok yakın ve şirin biryerdi. Çok yakınında market verdı, hemen gittik Adaya süt bizede tonbalığı ve yıkanmış salata..vs. aldık odamızda yedik. Adanın yememe sendromu sabah kahvaltısıyla başladı.! Ne verdiysek yemedi. Yanımda zeytin götürmüştüm sadece ondan yedi. Peynir -ekmek-yumurta yemedi. Biraz taze meyve ve zeytin...
İlk gün öğlene kadar çarşıyı dolaştık, sonra Hüseyin geldi ve bizi aldı. Rotville da bir toplantıya katıldık. Yol bayağı uzundu ve dönüşte trafik vardı. Dönmemiz akşamüstü oldu. Biraz daha dolaştıktan sonra otel yolumuzun üzerindeki barlar sokağında mola verdik. Bira patates keyfi yaptık. Bu arada Almanyada içtiğim bütün biralar çok güzeldi. Ada patates kızartmasından biraz otlandı.
Etraf kalabalık ve neşeli olduğu için problem çıkarmadı, bizim için büyük lüx olan ikinci biraları bile içtik :-)
Baktık hava güzel Ada keyifli , karnımız tok.! otele gidip akşam için hazırlanıp tekrar çıktık.
Festival arabalarını uzaktan görebildik.
Haftasonu olduğu için akşamda çarşı canlı ve kalabalıktı. Ada pek birşey yemesede gezmeyi sevdiği için hiç huysuzlanmadı. Bazen oturmaktan sıkıldı, çarşıda araba yolu olmadığı için rahatça saldık yürüdü. Biraz olsun peşimizden gelmeyi öğrendi.
27.09.2012
Pazar günü Antepliler haftası vardı özgürlük parkında. Daha önce gtmiştik mezelik birşeyler almıştık. Yine gidelim dedik ama o kadar kalabalıktı ki standların yanına bile aklaşamadık. Çok da açtık, etrafta heryer doluydu, sanırım herkez bizim gibi ordan bişeyler yeme umuduyla gelip etrafdaki lokantalara kapak atmış. Bizde sonunda Selmanın sokağında biryer bulduk. Minik prenses de bayağı açıkmış lahmacunu ve puf pideye bayıldı :) Yedi yedi sonunda şiştim pozu verdi:)))
Bu arada dün dr.kontrolüne gittik, kilomuz 12500gr.
21.09.2012
9.09.2012
Haftasonu Babanne-Dede geldiler, hasret giderdiler minik prensesle. Güzel güzel oynadı, şımardı. Dün de sabah kahvaltısına Selma geldi. Onu görünce daha kucakta kudurmaya başlıyor, çok iyi anlaşıyorlar. Uzun bir kahvaltıdan sonra minikprenses uyudu biz de kahve ve gazete keyfi yaptık. Adanın uyuduğu süre içinde hep yapacaklarım olduğu için çok uzun zamandır böyle güzel bir gazete keyfi yapamamıştım.
8.09.2012
Dün kendimizi pasaportlar için koştururken bulduk aniden.! Neden daha önce rahat rahat halletmediysek artık.. Ada uyurken Tolga foto çektirdi harçları yatırdı, Ada uyanır uyanmaz çıktık yola. Tabağa börek kesip koydum yolda yesin arkada otururken diye. Ama yemedi, büskivi verdim onuda yemedi. Sabah çok güzel kahvaltı etmişti. Böyle zamanlarda bir öğün önceyle avutmaya çalışıyorum kendimi. Israr etmemek için tabi. Şile emniyetine vardık, belgelerimizi verdik. Harç eksik dedi.! "neden?" sadece pasaport uzamıyormuş defter harcı da yatıracaksınız artık böyle dedi. Tabi boynumuz kıldan ince gittik yatırdık geldik. Bu arada çocuk içinde ayrı defter olması zorunlu olmuş,onuda yatırdık.!!! Neyse benimkini, tolganınkini halletti sıra Adanınkine gelince foto istedi. Ne fotosu? bukadar küçük çocuğa foto mu olur? Kimliğinde bile yok dedik, ama yok olmazmış fotosuz. Saat 16.10 ve 16.30 dan sonra alamam demesin mi? Güya ilk baktığında bütün belgeleri kontrol etmişti memur arkadaş.!!! Yetişemezsiniz artık pazartesiye gelirsiniz diyen memur arkadaşa aldırmadan bir azimle fırladık fotocu bulmaya. Bu arada 12kg. Ada da kucakta koşuyoruz. Fotocu çok anlayışlı çıktı Adayı iskemleye oturtmamla çekmesi bir oldu, Kızımın fotocuda çekilen ilk resmi gerçekten berbat :( Neyse ben Adayla önden yola düştüm Tolga resimleri alıp koşarak yetiştik 16.25 de emniyete. Memur arkadaş elince cep telefonu geçmiş boş bir odaya laklak yapıyor. Artık nasıl baktıysak kendisine lütfetti geçti yerine bir yandan da söyleniyor,"çocuk işlemleri uzun sürüyor bilemiyorum artık kabul edermi sistem.." falan. Yani 2 saati aşkın zaman içinde Adayı o odada oyalama ve işlemleri bitirmek için gidip gelme koşturmamıza ve istanbuldan geldiğimizi söylememize rağmen yaptığı empatiyi siz taktir edin.! Neyse en sonunda işlemler halloldu ve çıktık ama ne Adanın sabrı ne de bizim halimiz kaldı. Ada aç biz aç ama şilede yapacak birşey de yok . Balık yemeyi düşündük bizim iskelede herzaman gittiğimiz teknede ama Ada o kadar sıkıldı ki sabit durmayacağını düşünerek geri dönüş yoluna çıktık. Çantama üzüm almıştım yolda yer diye onu verdim, yedi sonrada uyudu minik prenses.
Tolga çömleğe gitmek istiyordu ne zamandır, maltepe sahile açılmış yeni şubesi hadi oraya gidelim Ada da aç yer hemen kalkarız dedi, tamam gittik. Ama ne mümkün Ada 5 dakika bile oturmadı.! Hiçbir şey yemedi. Bizde neremize yedik anlamadan döndük eve. Eve gelir gelmez "mam ma" demesin mi? Mercimek çorbasını zor ısıttım neyseki yedi bu sefer. Sonrada biraz oyuncaklarıyla oynayıp yattı. Bir süre restoranlardan uzak duracağız gibi görünüyor...
Tolga çömleğe gitmek istiyordu ne zamandır, maltepe sahile açılmış yeni şubesi hadi oraya gidelim Ada da aç yer hemen kalkarız dedi, tamam gittik. Ama ne mümkün Ada 5 dakika bile oturmadı.! Hiçbir şey yemedi. Bizde neremize yedik anlamadan döndük eve. Eve gelir gelmez "mam ma" demesin mi? Mercimek çorbasını zor ısıttım neyseki yedi bu sefer. Sonrada biraz oyuncaklarıyla oynayıp yattı. Bir süre restoranlardan uzak duracağız gibi görünüyor...
5.09.2012
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















