16.04.2012


Bir hafta oldu döneli Kıbrısdan, geldiğimiz gün çok soğuktu. Kıbrısdaki güzel havadan sonra yine gri kapalı ve yağmurlu bir hava görmek moralimi bozdu açıkçası. bu kış bitmek bilmedi gerçekten. Ama neyseki fazla uzun sürmedi bu sefer açtı hava. Bizde kızımla kendimizi attık sokaklara..özlemişiz birlikte uzun yürüyüşler yapmayı, caddeyi.!
Ada dışarda çok uzun uyumuyor artık, etrafı keşfetmek, yürümek istiyor. Haliyle benim işim zorlaştı. Parka gidiyoruz ve vaktimizin çoğunu artık kaydırak ve salıncakta geçiriyoruz. kaydırağın merdivenlerini kendi tırmanıp, kaydırağın başına gelince oturup kayabiliyor artık.(tabiki gözetimimde ve bir elim hep üzerinde)
Cuma günü Marketa-Marko(4) ve arkadaşlarıyla buluştuk, birinin 3 yaşında bir oğlu diğerininde 2,5 yaşında bir kızı var. Sahildeki kumsalda kumlarla oynuyorlardı biz gittiğimizde. Ada bir süre onları izledi, sonra kumları mıncıkladı taş topladı. Ama bizim için bu aktiviteler hala çok tehlikeli çünki kaşla göz arasında elindekini ağzına atıveriyor. Denize biraz taş atıp, parka gittik yine. Etrafıyla pek ilgilenmedi, kendi kendine keşfetmeye devam etti.
Cumartesi çok yağmurluydu, "buyaka avm" açılmış gittik, ben beğendim sevdiğim markalar var, ferah biryer olmuş. Ordan zaferlere uğradık, Ömeri gördük. Çok şeker olmuş büyümüş tombullaşmış ve de sünnet olmuş minik adam:) Ada bir ara başını okşamaya çalıştı, koltuğunda salladı onu. Ama hareketlerine çok mukait olmadığı için, biraz haşin olabiliyor, pek izin vermedik.
Pazar günü de babanesi ve dedesi geldi, babasıyla ilk defa bensiz misafirliğe gittiler. Gittikleri evde Adadan 2 ay küçük Defne bebek vardı, söylediklerine göre çok iyi anlaşmışlar..

8.04.2012

15 Aylık.!

15. ayı geride bıraktık.. Doğum gününden bu güne çok farklı, yürüyüşü , bakışları , anlayışı , tepkileri çok gelişti. Çok eğleniyor kıbrısda, hep bahçe hep gezmek sürekli ilgi...Bahçeden eve girsin istemiyor, ama bahçede kendi kendine yürümesi nerdeyse inkansız çünki çimlerin etrafında bordür taşı var ve benim minik prenses ayağını 3 parmak kaldırmakta henüz zorlanıyor. Tabii bir de önüne pek bakmadığını hesaba katarsak peşinde biri olmadan bırakamıyoruz. İki büklüm onun hızına erişmeye çalışmak çok yorucu ama bir yandan da onun her şeyi nasıl keşfettiğini seyretmek çok keyifli. O minik işaret parmağını gördüğü her deliğe sokmaya çalışıyor:)))
Ananesi kocaman bir leğen almış, koyduk masanınüzerine karpuz gibi yıkadık minik prensesi:))) Çok keyif aldı suları mutfağın heryanına sıçrattı, süngerle kendi kendini sabunlama merakı var bu aralar.. Uyku problemi olmadı bu sefer, kendi yatağında yattı, sabah 6,30-7 civarı uyandığında yanıma aldım. Aynı odada yattığımızda benimle yatmak isteyecek alışacak diye korkuyordum ama olmadı öyle birşey.
Bu hafta babamızda bize katıldı. Girneye gittik, şansımıza shopping fest varmış, çok kalabalıktı ama Ada çok keyif aldı. Bol bol yürüdü sokakalrda elinde balonuyla. İyice yaz tatili moduna girdik hep birlikte. Bir tek deniz-kumsal eksik...

31.03.2012

Gölge..

Ada bugün bir sürü ilk yaptı...
En önemlisi kendi gölgesini gördü bu akşam. Yemekten sonra mutfak kapısı kapalıyken kapıya doğru yürüdü, gölgesi önüne düşüyor bu durumda ve kapıya yaklaştıkça gölge büyüyor ve sonunda kapının üstüne düşüyor. Durdu ve birkaç geri adım attı, sonra tekrar ileri gitti.! Arkasını döndü, ki budumda gölge olmuyor. Sonra tekrar öbür tarafa döndü ve birkaç adım atttı. Çok keyifliydi bu anı yakalamak. İyi ki farkettim, göremeye de bilirdim çünki ben de bir yandan yemek yemeye çalışıyordum..
Köpek ve tavşan sevdi, yani elledi ilk defa...Karşı komşumuz Emine ablanın hayvanları bunlar.
Ve ilk defa ananesi marketin kapısındaki jetonlu hareketli oyuncaklara bindirdi. Çok hoşuna gitti tabiki...



30.03.2012

Minik prenses bahçeyi talan etmekle meşgül:)) evde dursun istemiyor hiç, bağrış çağrış kıyamet kopuyor. Bahçede yaptığı birşeyde yok aslında. Bir ileri bir geri sendeleye sendeleye yürüyor, kedileri kovalamaya çalışıyor. Bir de her bulduğu deliğe o minik parmağını sokmaya çalışıyor. Bugün camdan kedileri besledi, yaza camdan bahçeye çıkmayı becerebilir heralde. Bugün de çok uğraştı ama boyu yetmiyor henüz:)))

27.03.2012

Kıbrısa gelirken, pazar günü çalışmayı sindiremeyen yer görevlileri yüzünden, havaalanında biraz yorulup sıkıldık, hatta sinirlerimiz hopladı biraz. Ama pasaport kontrolden geçtikten sonra rahatladık. Uçağa biner binmez, daha kalkmadan uyudu minik prenses. İnişe yarım saat kala ön sıralardan bir bebek ağlamaya başlamasa uyanacağıda yoktu pek. Yinede hiç huysuzluk yapmadı, uçaktan inerken herkeze gülücükler dağıtıyordu.Keyifli rahat bir yolculuk geçirdik.
Bu sabah anneannesinin aldığı salıncağı taktık çardağa, zor bekledi ben takmaya çalışırken. Mutluluğu fotoğraflarda yüzünden okunuyor bebeğimin:))) Kurbağasınıda elinden bırakmıyor, kedileri kurbağa ile kovalıyor. Kedilere "pist" demeyi öğrendi bugün. Ayağını çok az kaldırarak yürüdüğü için sürekli yanında birinin yürüyüp Adaya destek olması gerekiyor. Bir de her bulduğu deliğe parmağını sokmaya çalışıyordu bugün:( neyseki etrafta çok fazla dikkat çeken şey var kandırmak kolay oluyor, şimdilik.
Hava çok güzel, heryer yemyeşil ve sarı hardal çiçeği - sarı papatya ve aralarda gelincikler. Bugünü evde bahçede geçirdik. Sessizlik, bahçe ve ilikleri ısıtan güneş çok iyi geldi bana.

26.03.2012

Akşam yazarım, olmadı yarın yazarım derken iki haftayı geçirmişim yine. Bu arada hava düzeldi, güneş açtı. Ama bu sefer de ben işlere gömüldüm. İki hafta boyunca bir gün ben birgün babası baktı Adaya. Ama havaların düzelmesi iyi oldu çünki babasıyla dışarıda daha rahat vakit geçiriyor. En azından evde yemek yoksa kumpir yiyebiliyorlar.! Kumpir bu aralar adanın dışarıda yiyebildiği tek yemek. Yavaş yavaş çeşidi arttırsa çok sevineceğim, ama bunun için önce azıları helletmesi lazım bebeğimin.
Bu arada kızımla çok çalıştık işleri yoluna koyduk, hazırladık bavulumuzu, kalktık geldik Kıbrısa.! İyiki de gelmişiz hava burada inanılmaz güzel.